Beşerî bilimlerin köklerine yolculuk: “Filoloji”

Default post image
Özet bulunamadı.

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), James Turner’ın kaleme aldığı “Filoloji” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Beşerî bilimlerin ortak kökenine odaklanan eser, bugün birbirinden bağımsız uzmanlık alanları olarak görülen disiplinlerin aslında nasıl ortak bir kaynaktan beslendiğini ortaya koyuyor. Antropoloji, sanat tarihi, dilbilim ve edebiyat gibi alanların tarihsel gelişimine filoloji perspektifinden yaklaşan Turner, okurları akademik düşüncenin kökenlerine doğru kapsamlı bir keşfe davet ediyor.

VakıfBank Kültür Yayınları’nın edebiyat kitaplığı, James Turner’ın kaleme aldığı, Erkin Çam’ın Türkçeye çevirdiği “Filoloji” adlı çalışmayla genişlemeye devam ediyor. Beşerî bilimlerin ortak kökenini keşfetmeye hazır mısınız? Modern akademik dünyada antropoloji, sanat tarihi, dilbilim ve edebiyat gibi disiplinler, birbirinden tamamen kopuk, farklı diller konuşan uzmanlık alanları olarak görülüyor. Ancak James Turner, bu etkileyici çalışmasında ezber bozan bir gerçeği ortaya koyuyor: Bugün “beşerî bilimler” olarak adlandırdığımız tüm bu alanlar, aslında tek bir kökten, filolojiden, türemiştir. Turner, antik İskenderiye’deki metin eleştirilerinden 19. yüzyılda profesyonelleşen üniversite kürsülerine uzanan bin yıllık geniş bir tarihsel haritayı ustalıkla çiziyor. Disiplinler arasındaki yapay sınırların nasıl ortaya çıktığını ve bu alanların aslında nasıl ortak bir “derin yapı”yı paylaştığını anlamak için eşsiz bir rehber sunan eser, okuru Homeros metinlerinden 19. yüzyılın büyük tarihsel devrimlerine, Kutsal Kitap eleştirisinden Doğu dillerinin keşfine uzanan kapsamlı bir yolculuğa çıkarıyor. Günümüzün giderek parçalanan akademik dünyasında entelektüel bir birlik arayanlar için Turner’ın bu eseri, hem geçmişe dair önemli bir hatırlatma hem de beşerî bilimlerin geleceğine dair güçlü bir yol gösterici niteliği taşıyor.

 

Kitaptan:

“Bu kitabın daha taşralı hikâyesi Akdeniz havzasında, Pānini’nin dönemin­de yaşamış Yunanca konuşanlarla başlıyor. Bu Helenlerden bazıları, yüzyıllar bo­yunca Avrupa eğitiminin temelini oluşturan dil merkezli eğitimi icat etmişlerdir ve bazı açılardan hâlâ da etmektedirler. Diğerleri ise bu tür bir eğitimle az ya da çok ilgili sorulara, yani dilin ortaya çıkardığı sorunlara yönelik titiz araştırmalar için yöntemler geliştirdiler. Kelimeler nereden geldi? Birlikte nasıl çalışırlar? Özellikle Yunan dili nasıl çalışır? Yazılı sözcüklerin karmaşık anlam ağları ördüğü metinler nasıl yorumlanmalıdır? Sayıları çok arttığında metinleri nasıl kon­trol altında tutabiliriz? Tüm bunları yaparken, bu öğretmenler ve akademisyenler birlikte dilden doğan ikiz kardeşlere ebelik ettiler: Pratik retorik sanatı ve hikmet­li filoloji bilimi. Her iki çocuk da sorunsuz bir yaşam sürmedi. Roma İmparatorluğu Helen dünyasını yuttuğunda, Yunan retoriği ve filolojisini de özümsedi. İlim sahibi Ro­malılar her ikisine de büyük ilgi duydular, onları geliştirdiler, karmaşıklaştırdılar. Ancak imparatorluk ikiye bölündü ve batı yarısı kısa süre içinde her türlü eğitime zehir saçan kaotik yüzyıllara gömüldü. Batı imparatorluğunun parçaları sonunda Latin Hristiyan âlemi (‘Avrupa’nın atası) olarak yeniden şekillendi. Ancak entelektüel seçkinlerinin aklında filolojiden başka şeyler de vardı. Batı Roma İmparatorluğu’nun dağılmasından yaklaşık bin yıl sonrasına kadar entelektüel iklimde bir değişim –gele­neksel olarak Rönesans olarak adlandırılır– filoloji ve retoriği canlandırmadı.”

 

Yazar Hakkında;

 

University of Notre Dame’da Beşerî Bilimler alanında Cavanaugh Profesörü ve Tarih Profesörü (emeritus) olarak görev yapmış, aynı zamanda Tarih ve Bilim Felsefesi doktora programında yer almıştır. 1995 yılında Notre Dame’a katılmadan önce, Ann Arbor’daki Michigan Üniversitesinde on bir yıl boyunca ders vermiştir. Çalışmaları Amerikan ve modern Britanya entelektüel tarihi üzerine yoğunlaşmakta, özellikle akademik bilginin tarihi ve modern disiplinlerin oluşumu üzerine odaklanmaktadır. Hâlen modern akademik disiplinlerin kökenleri ile İskoç düşünür William Robertson Smith (1846-1894) üzerine çalışmalarını sürdürmektedir. 

Turner’ın başlıca eserleri arasında Philology: The Forgotten Origins of the Modern Humanities (2014); The Liberal Education of Charles Eliot Norton (1999); Without God, Without Creed: The Origins of Unbelief in America (1985) ve Reckoning with the Beast: Animals, Pain, and Humanity in the Victorian Mind (1980) yer almaktadır. Philology: The Forgotten Origins of the Modern Humanities, Phi Beta Kappa tarafından verilen Christian Gauss Ödülü’ne layık görülmüştür. Makaleleri çeşitli uluslararası dergilerde yayımlanmıştır.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kitabın adı: Filoloji

Yazar: James Turner

Kategori: Edebiyat

Türkçesi: Erkin Çam

Proje Editörü: Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış

Kitap Editörü: Mustafa Eren Afacaner   

Son Okuma: Sümeyra Özkan

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan  

Sayfa Sayısı: 616

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar